Türkiye’deki mevcut sistemde bankalar, tüketici kredilerinin finansmanın büyük kısmını, kendi kaynaklarından değil, yabancı fonlardan veya yurtdışı piyasalardan almaktadırlar. Bu da bizzat her bankanın, vereceği kredilere karşılık diğer kaynaklardan fon temin etmesini gerektirmekte, ve fonlara ulaşamayan diğer finansman kuruluşlarının da piyasada varolmasını engellemektedir. Bu nedenle, sayılı finans kuruluşunun ulaştığı bu kısıtlı fon kaynaklarının maliyetleri de normalden daha yüksek olmakta ve alınan krediler daha kısa vadeli olmaktadır. Tabiki bu maliyetli ve daha kısa vadeli fonlar, tüketicilerin aldıkları konut kredilerine de yansımaktadır.

Mortgage (tutsat) ile bankaların, verdikleri konut kredisini satıp, kısa sürede nakite dönüştürebilecekleri bir piyasa oluşturulacaktır. “İkincil piyasa” adındaki bu piyasada bankalar, tüketicilere verdikleri krediler karşılığında aldıkları Mortgage (tutsat) senetlerini satışa çıkarabilecek ve bu senetler diğer yatırımcılar tarafından alınıp satılabilecektir. Böylelikle size kredi veren kuruluş, 20-30 yıl beklemeden size verdiği krediyi nakite çevirebilecektir. Sonrasında ise finans kuruluşu aldığı nakit ile diğer tüketicilere kredi verebilecek ve çok daha fazla insan çok daha uygun koşulda konut kredisi alma imkanına sahip olabilecektir.

Bu el değiştirme sizin imzaladığınız anlaşma metininde bir değişikliğe neden olmayacaktır. Eski anlaşmanız, ödeme koşullarınız devam edecek, size bu el değiştirme dolayısıyla herhangi birşey yansımayacaktır

Bu ikincil piyasanın oluşması ile sistem kendi kendisini finanse ederek, daha uzun vadeli ve daha ucuza finansman kaynağına ulaşabilecektir. Böylelikle insanlar daha ucuza ve uzun vadede konut kredisi alabileceklerdir.



Yayın Tarihi:
Perşembe, Ağustos 7th, 2008 at 21:41
Kategori:
Mortgage
Kelimeler:
, ,
Yorumlar:
Yorum yazın trackback
RSS:
RSS 2.0
Diğer Yazılar:

Leave a Reply